ITI Türkiye Temsilciliği Yönetim Kurulu’nun (Turan Oflazoğlu, Engin Uludağ, Ayşe Emel Mesci ve Savaş Aykılıç) aldıkları ortak karar ile bu yılki Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildirisi çok değerli sahne tasarımcısı ve yönetmen, hem yurt içinde hem yurt dışında unutulmaz işlere imza atmış, duayen sanat insanı Metin Deniz tarafından kaleme alındı. 

Metin Deniz’in kaleme aldığı 27 Mart 2026 Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildirisi şöyle: 

27 Mart Dünya Tiyatro Günü Kutlu olsun. 

Sahne tasarımcısı ve yönetmenim. 1960 yılından beri bu işi yapmaktayım. 

Bütün dünyanın tedirginlik içerisinde olduğu, ülkemizdeki adalet, hukuk ve benzeri tartışmaların alıp başını gittiği bu günlerde Dünya Tiyatro Günü nasıl yorumlanabilir? 

Sanat ve savaş birbirine karşıdır. 

İnsan da (insan olan) savaşa karşıdır. 

İnsan sanatı sever, sanata düşkündür. 

İnsan sanat için vardır. 

İnsansız sanat olmaz, sanatı olmayan bir toplum da olmaz. 

Toplumlar ise, asıl sanat aracılığıyla birbirleriyle tanışırlar, ilişki kurarlar, hesaplaşırlar. Tiyatro bu tanışıklığı, asırlardır var olan gücüyle sürdürür. Tiyatronun bu ilişkiyi sürdürebilmek için kullandığı araç ise insandır. 

Tiyatro her zaman insanı sorgular. İnsandan aldığını insana verir. Sahnelenen her şey insanın kendi gerçeğidir. Jon Fosse’nin dediği gibi, “Tiyatro düşünmediklerimizi hatırlatıp, düşündüklerimizi irdelememizi sağlar.” 

Örneğin, tiyatro sahnesinde deniz yoktur. Tiyatronun gücüyle insanlar, olmayan denizi görürler ve yaşarlar. 

Tiyatro en yalın biçimde yaratıcılığı önemser, her insanda olan yaratıcılık gücünü pekiştirir, geçmişi hatırlayıp geleceğin planlanmasını sağlar. Dahası, isterse geleceği değiştirebilir. 

Kısaca, zaman içinde sanat savaşı döver. 

METİN DENİZ