Tiyatro, zamanın kıyısında kurulmuş bir düş gibidir; her replikte insanın içinden geçen görünmez bir hakikat yankılanır. Işıklar sahneyi aydınlattığında, yalnızca oyuncular değil, insanın en derin soruları da görünür olur. Söz ile sessizliğin birbirine karıştığı o anlarda, hayat yeniden yazılır, anlam yeniden kurulur. Dünya Tiyatro Günü, perdenin ardında saklı kalan tüm hikâyelerin, insan ruhuna dokunma cesaretini hatırlattığı bir çağrıdır.