| |
| |
 |
Kore Tiyatro Grubu TUIDA
“HARIK’IN MASALI” İLE ANKARA’DA
Ülkemiz ile Kore arasındaki diplomatik
ilişkilerin 50. Yıl Dönümü kutlamaları
çerçevesinde Devlet Tiyatroları’nın konuğu
olarak Ankara’ya gelecek olan TUIDA Tiyatro
Grubu; “HARIK’IN MASALI” adlı tiyatro oyununu
5 ve 6 Kasım tarihlerinde saat 19:30’da ŞİNASİ
SAHNESİ’nde
temsil edecek.
Bae Yo-Sup’un yazdığı, Lee Hyuh-Ju’nun yönettiği
oyunda: Hwang Hye-Ran, Yoon Jin-Sung, Choi Joe-Young,
Kim Soo-Ah, Jeong Hyun-Seok, Kang Woo Jung rol
alıyor. Oyunun sahne ve kukla tasarımı Kim Kyung-Hee,
kostüm tasarımı Lee Jin-Hee tarafından
hazırlandı. Prodüksiyon yönetmeni Kim Duk-Hee,
turne Yönetmeni Sim Hyun-Ju.
Korelilerin hayata bakışını yansıtan mitolojik
bir hikaye olmakla beraber, Kore’nin başta gelen
bir aile tiyatro oyun olan “HARIK’IN MASALI”nda;
Kore’nin geleneksel kağıdından yapılma kuklalar
ve maskelerle oluşan görsel şölen; klarnet,
plastik şişeler, teneke kaplar, bahçe kürekleri,
boya kutuları, bira şişeleri, büskivi kutuları
gibi günlük eşyaların çalınması ile oluşan özel
müziğin eşliğinde izlenecek. |
Güney Kore “Seul Çocuk Tiyatro Ödülleri”nden EN İYİ
PRODÜKSİYON, EN İYİ OYUN YAZARLIĞI, EN İYİ AKTÖRLÜK ve
EN İYİ SANAT YÖNETMENİ ödüllerini kazanan “HARIK’IN
MASALI”nın konusu ise: “Bir zamanlar yaşlı bir çift
yaşarmış. Onlardan başka kimse yokmuş ve kendilerini çok
yalnız hissederlermiş. Bir çocuk için dua ederlermiş.
Bir gün, bir ağacın ruhu onlara adı “Harık” olan bir
çocuk vermiş. Çok mutlu olmuşlar ve Harık için
ellerinden ne gelirse yapmışlar. Ancak Harık’a hiç bir
zaman pişmiş pirinç vermemişler, çünkü ruh bunu
yasaklamış. Harık hızla büyümüş. Bir gün, Harık pişmiş
pirinç yemek istemiş ve bunun için yalvarmış. Çaresiz
kalan yaşlı çift, Harık’a haşlanmış pirinç vermişler.
Bundan sonra Harık kendini çok aç hissetmiş. Evdeki
eşyaları yemeğe başlamış. Fakat ne kadar çok yerse,
kendini o kadar çok aç hissediyormuş. Evden çıkmış ve
dünyadaki her şeyi yemeye başlamış. Ancak hiç bir şey,
Harık’un kendini aç hissetmesini durduramıyormuş. Açlık
ve yalnızlıktan bitap düşmüş halde, Harık evine dönmüş.
Yaşlı çifti çok özlemi, fakat vücudu çok büyüdüğü için
onları göremiyormuş. Yaşlı çift, Harık’un açlığını
gidermek için kendi vücutlarını vermişler. Ve bunu
takiben o korkunç açlık hissi durmuş. Harık’un vücudunda
her şey eskisi gibi duruyormuş. Ve yaşlı çift orada
eskisi gibi yaşamaya başlamışlar. Ne zaman şimşek veya
yağmurun sesini duysalar, Harık yalnızlıktan ağlıyor
zannederler ve onu rahatlatmak için bir şarkı
söylerlermiş.”
|
 |
 |
|
|
|
| |