Bir yanda; Avrupa’nın ortasında uygar bir kentte, uygar insanlar arasında dili, dini ve kültürü farklı olduğu için yabancı konumuna düşen daha doğrusu düşürülen, dışlanan, ötekileştirilen Tarık’ın bu insanlara sorduğu soru:
"Neyi seversiniz siz? Arabalarınızı seversiniz, köpeklerinizi seversiniz, ha bir de biralarınızı yudumlamayı seversiniz."
Diğer yanda; yine aynı Tarık’ın kendisini tutkul...