Ana Sayfa
 
 
 
 

Ankara Devlet Tiyatrosu

Geri  

2 Perde / 3 Saat

 
 

Fosforlu Cevriye (Müzikal)

Yazan: Suat Derviş

Oyunlaştıran: Gülriz Sururi

Yöneten: Gülriz Sururi

Yönetmen Yardımcısı: Nermin Uğur Bakır

Besteler: Attila Özdemiroğlu

Şarkı Sözleri: Gülriz Sururi

Dekor Tasarım: Hakan Dündar

Giysi Tasarım: Fatma Görgü

Işık Tasarım: Yakup Çartık

Müzik Direktörü: Kemal Günüç

Koreograf: Özden Aktürk

Asistanlar: Firdevs Aylin Tez, Sibel Tatlıcan

 

Sahne Amiri: Kenan Kara

Kondüvit: Ersin Baytaş

Işık Kumanda: Gökhan Tokgöz

Suflöz: Dilek Can

Mekanik Sorumlusu: Ertuğrul Özkan

Dekor Sorumlusu: Ali Şener

Aksesuar Sorumlusu: Murat Üstün


Rol Dağılımı: (Sahneye çıkış sırası ile)

İsmet Numanoğlu, Ali Hakan Beşen, İsmail Volkan Duru, Engin Özsayın,

Erman Koç, İclal Karaduman, Kader İlhan, Pınar Berkmen, Selçuk Göldere,

Yiğit Dirik, Feray Darıcı, Zeynep Aytek Metin, Deniz Baytaş, Uğur Çavuşoğlu, Emrah Keskin, Nermin Uğur Bakır, Dara Tan, B. Şafak Ermiş, F.Aylin Tez,

Yeliz Erülgen, Diler Öztürk, Mert Okutan, Osman Özyurt, Ömer Comba,

Kubilay Karaburçak, Emrah Özdemir, Onur Atbaş, Handan Tok Kaya,

Gülay Gür Bayram, Eylem Türkmen, Dilek Mengi, Murat Kızıl, Kenan Kara

Orkestra:
Kemal Günüç, Zafer Gökçer, Fahrettin Ünal, Mehmet Haluk Kılıç, Atilla Kılıç, Mehmet Acemoğlu, Selçuk Ovalı, Şenzelita Aykanat, Ayşegül Yaylalı,

Ayşegül Duran, Melda Sak, Mehmet Ünal


Özet:

Fosforlu Cevriye, bedenini üç kuruşa satıp beş kuruşa karnını doyurabildiği bir dünyaya açmıştı gözlerini. Anasızdı, babasızdı. ‘Ortalıkta beni doğuran bir ana olmadığına göre, bu dünyaya yıldızlardan düştüm herhalde’ diyebiliyor, bazen bunun bir gerçek olabileceğine bile inanıyordu.
1930’lu yılların sonunda Edirnekapı’dan Rumeli Feneri’ne kadar, Fosforlu’nun tadına bakmayan kimse kalmamıştı. Hep aynı erkekle olmak ona göre değildi.

‘O kimseyi aldatmaz, çünkü kimsenin olmaz’dı.
Fosforlu Cevriye’nin meskeni Galata’ydı. Çevresi; itler, kopuklar, yankesiciler, kabadayılardan ibaretti. Birbirlerini meslekleri icabı kıskanıp hır çıkaran, hem de birbirleri için türlü fedakarlığı yapabilen, aynı yolun yolcusu kader arkadaşları Top Melahat, Fıstık Cemile, Köylü Güllü, Çatlak Marika’yla gecelerin günlere karıştığı bir dünyada yaşayıp gidiyordu. Ta ki bir gün, başka bir dünyanın gizemli bir insanı; bir adam, O’na ‘siz’ diyene kadar.
Oyunumuz kah güldürüp kah hüzünlendirerek, karakol, mahkeme, hapishane, Barba’nın meyhanesi, eski kantocu yeni randevucu bilge Sümbül Dudu’nun evinde, bir müzikal olarak anlatılır.

 
 
 
 

Oyun Fotoğrafları

(Küçük fotoğraflara tıklayarak büyük görüntü elde edebilirsiniz) 


 
 

Geri